WHAT IS HEART-FELT TALK?

 

One of my honorable viewer from Ankara sent me a letter and asked to learn what talk is and what heart-felt talk is. He wanted me to emphasise the difference between them.

Ankara’dan mektup gönderen bir sayın izleyicim, “Sohbet nedir?”, “Gönül Sohbeti nedir?” diye sorduktan sonra arala­rındaki farkı belirtmemi istiyor.

 Well, mutual conversation that is amicably and friendly is called as “talk”. Pay attention please, I’ve said “conversation”. In that, there is a participation and togetherness. In that conversation, people sees each other and becomes mirror to each other. I’ve consciously used that word. I could say also “speak”. But each speaking is not a conversation.

Efendim, dostça ve arkadaşça karşılıklı görüşmeye, sohbet denir. Dikkat buyurun görüşme dedim. Görüşmede bir iştirak, katılma, birliktelik vardır. Görüşmede birbirini görme, birbirine ayna olma vardır. Bu kelimeyi bilinçli olarak kullandım. Konuş­ma da diyebilirdim. Her konuşma görüşme değildir çünkü.

We can not consider speaking called chatting and wasting time as “talk”. Their subjects are of trivial issues. That is merely indiscretion. In “talk”, there is seriousness, dignity, politeness and maturity. “Talk” has got own ways and principles. People who can not get a definite culture and maturity level can not do “talk”. Even they want, it can not be.

Gün­lük konuşma dilinde, çene çalmak, gevezelik etmek, vakit geçir­mek, zaman öldürmek diye nitelenen, konusu genellikle dedi­kodu, ıvır zıvır olan konuşmalara sohbet diyemeyiz. Buna sade­ce boşboğazlık etmek denir. Sohbette bir ciddiyet, bir ağırbaş­lılık, bir efendilik, bir olgunluk vardır. Sohbetin âdâbı, erkânı, incelikleri vardır. Zaten belirli bir kültüre, olgunluğa, kıvama gel­meyenler sohbet edemezler. İsteseler de olmaz.

 

There are mutual respect, love and politeness in “talk”. Those that never respect to ideas and are not tolerant, sensitive and decent can not do “talk”. When somenone is praised at Anatolia, he is appreciated as honorable and dignified one.

Sohbette karşı­lıklı saygı, sevgi, görgü vardır, efendilik vardır. Düşünceye say­gısı olmayan, edepli, ince, toleranslı olmayan kimseler sohbet edemezler. Anadolu’da, bir kimse methedileceği zaman, “o de­ğerli insandır, sözü sohbeti yerindedir” diye nitelendirilir.

Talking at the right time, right place and right style is extremely important. I would like to draw your attention to the closeness between “Word” and “Essence”. Great Yunus consider “word” as very important and invites us to be vigilant as speaking to other.

Yerinde, zamanında, kıvamında konuşabilmek son derece önemlidir. “Söz” kelimesi ile “Öz” kelimesi arasındaki yakınlığa dikkatinizi çekerim. Büyük Yunus, söze çok önem verir. Konu­şurken bizi uyanık olmaya davet eder.

May a word be a fight of earning, may a word cause cutting of a head

May a word make a bitter meal honey

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başıSöz ola ağulu aşı, yağ ile bal ide bir söz

 

It is important to control our tongue. In one of the hadith, Prophet Muhammad Mustafa (peace be upon him) says “Either say good or hold your tongue.” We should try not to let even one negative word come out of our mouth.

Dile hâkimiyet çok önemlidir. Bir hadiste “Ya hayır söyle­       yin, ya da susun” buyuruluyor. Ağzımızdan tek olumsuz sözün dahi çıkmaması için gayret etmemiz gerekir.

Gossiping devastates one’s spritual life and darkensit. Even the minutest negatives recflect from one to other like waves in the sea. Each of our word and action are of great important. The bittest thing for human is to be imprisoned in his own world. So “the talk” is like a key opening that door.

Dedikodu insanın mânevî hayatını karartır, kirletir. En ufak olumsuzluklar bile denizdeki dalgalar gibi insandan insana yan­sır. Her sözümüz, her hareketimiz büyük önem taşıyor. İnsan için en acı şey, kendi hayatında mahpus kalmasıdır. İşte sohbet bu kapıyı açan bir anahtar gibidir.

If looked around, you’ll see that lots of human live an empty and meaningless life that is not their’s. I wish they knew that human was at his own depth. Today, people are rushing to the crowd and quarrels by running. However there is no way for ideas to improve without a beautiful silence that seems like a white paper. One who feel the taste of idea are those who live their lifes.

Çevrenize dikkatle bakın. Ni­ce insanın, kendilerinin olmayan boş ve anlamsız bir hayat ya­şadığını göreceksiniz; bilseler ki, insan kendisinin derinliklerin­dedir. Günümüzde insanlar, kalabalığa, gürültüye koşarak gidi­yorlar. Oysa beyaz bir kağıt gibi güzel bir sükût olmadan, dü­şüncelerin gelişmesine imkân yoktur. Düşüncenin tadını alanlar kendi hayatlarını yaşayanlardır.

To read and think are two important functions of life. A reader is like someone that makes prayer. In that respect, it is not coincidental that the word “read” in Turkish means to pray at the same time. Each human carries all the secrets of humanity and universe. Pondering, analysing and talking may take people to deep realities. One of the heart-friend says that “Do not look for from one door to another, all wished things are in  you…” What shows human the world as hell is that human does not know the meaning of his existence. Yunus says that “Find in you what I found in me”. Real talks are delivered at the places on which culture, graciousness and beauty flower and among humans.

Okumak ve düşünmek hayatın en önemli fonksiyonlarıdır. Okuyan insan dua eden insana ben­zer. Bu bakımdan Türkçe’de okumak kelimesinin aynı zamanda dua etmek anlamına gelmesi rastlantı değildir. Her insan ken­disinde bütün insanlık ve kâinatın sırlarını taşır. Düşünmek, tah­lil etmek, sohbet etmek insanı derin gerçeklere götürebilir. Bir gönül dostu, “Kapı kapı dolaşma, muratlar sendedir...” diyor. İnsanlara dünyayı cehennem gibi gösteren varlıklarının mânâsı­nı bilmeyişleridir. Yunus, “Bir siz dahi sizde görün, benim bende bulduğumu” der. Gerçek sohbetler, kültürün, zarafetin, güzelliğin çiçeklendiği yerlerde ve insanlar arasında yapılır.

Speaking and talking are a river carrying culture. In real talks, people sometimes feel that the problems burdened and kept in mind for a long time can be solved  and darkness covering inside turns out to be light.

Ko­nuşma da, sohbet de, kültürü taşıyan bir nehirdir. Gerçek soh­bette insan bazen yıllardır kafasında taşıdığı, yükünü çektiği soruların çözülüverdiğini, içini saran karanlıkların birden aydın­landığını hisseder.

Talk hightening human, illuminating, filling with holy light (nur) and joy of living, making him beauty and exalting is called “heart-felt talk”. Heart-felt talk, like adjusting a microscope and telescope, helps human be able to see himself and universe.

İnsanı tekâmül basamaklarında yükselten, içini ışıtan, aydın­latan, nurlandıran, ona bir yaşama sevinci veren, onu güzelleş­tiren, onu yücelten sohbetlere gönül sohbeti denir. Gönül soh­beti, tıpkı bir mikroskop veya teleskopun ayarlanması gibi insa­nı, kâinatı ve kendini görebilecek bir hale getirir.

Heart-felt talk lets  heart relieve. It helps human start life from zero kilometer with full of colour and love. Rush of daily life and traditions render us callous against the most important things and beautiful scenes.

Gönül sohbeti, kalbin inşirahıdır, ferahlık duymasıdır; sohbetten sonra hayata, içi renk dolu, ışık dolu, sevgi dolu olarak, sıfır kilometreden baş­lamasıdır. Günlük hayatın karmaşası, alışkanlıklar, bizi en önemli olaylar, en güzel görüntüler karşısında bile duygusuz, ür­pertisiz hale getirir.

The way to get to real and beauty is the feeling of amazement. It is the source of philosophy, science and art. People who lose their amazement feeling also forget the enigma of existence. So heart-felt talk brings us across our essence and nature. We start to refeel, rethink, redream and reshiver. That talk helps us rid of shallowness, simplicity and superficiality.

Gerçeğe ve güzele ulaşmanın yolu hayret duygusudur. Felsefenin de, ilmin de, san’atın da kaynağı budur. Hayret duygusunu kaybeden insanlar varlık muammasını da unutuyorlar. İşte gönül sohbeti bizi yeniden özümüzle, aslımızla karşı karşıya getiriyor; yeniden duymaya, düşünmeye, hayal et­meye, ürpermeye başlıyoruz. Gönül sohbeti bizi sığlıktan, basit­likten, sathilikten kurtarıyor.

It connects us with infinite, eternal, ever-existing and beauty manifesting itself in many way. Scientist forgets human while looking at cosmic universe. But it is human that sees and feels universe. We are getting in contact with the essence of existence and are catching lots of secrets of human and existence. We are getting illuminated, purified and cleaned. Yunus says in one of his poem that “Yunus gives a news, whoever hears it becomes contented.”

Bizi sonsuzla, ebedilikle, her an va­rolan ve binbir şekilde tecelli eden güzellikle temasa geçiriyor. Bilim adamı kozmik âleme bakarken insanı unutuyor. Halbuki; kâinatı gören ve duyan insandır. Gönül sohbetinde biz varlığın özü ile temasa geliyoruz; insanın ve varlığın bir çok sırlarını ya­kalıyoruz. İçimiz ışıyor, arınıyor, temizleniyoruz. Yunus, bir şii­rinde “Yunus bir haber verir, işitenler şâdolur” diyor.

If we are not getting contented, that is our fault. We look for thousands of pretexts for our unhappiness. I wish we turned into inside of us and heard the voice of our heart…I wish we were able to listen to…Do you assume that you see as your eyes are open? Complain comes out of self’s outcry, inadequacy and egoism. This is not in compliance with such a  love for Prophet Muhammad(pbuh). Who do we complain about and to whom? If we were perfect, we wouldn’t be so curious to find other’s shortcomings and misconducts. If we retaliated to evil in best way, we would see enemy become friend

Eğer şâdolmuyorsak, kabahat bizimdir. Mutsuzluğumuza dış âlemde binbir neden ararız. Ne olur biraz da içimize eğilsek, kalbimizin sesini dinlesek... dinleyebilsek... Gözlerin açık diye gördüğünü mü sanıyorsun? Şikâyet nefsin çığlığından, yetersizlik ve bencil­likten doğar. Şikâyet Muhammedî sevgi ile bağdaşmaz. Acaba kimi kime şikâyet ediyoruz ki? Eğer kusursuz olsaydık, başka­larının kusurlarını bulmaya, bu kadar meraklı olmazdık. Kötülü­ğe en güzel şekilde mukabele edebilseydik, düşmanın bile dost olduğunu görürdük.

There is no bad and ugly man in life. There are people who couldn’t be able to bring their inner beauty out because of some reasons. Carrying out a heart-felt talk is to build a ground in order to help people display their ever-existing beauties.

Hayatta kötü ve çirkin insan yoktur. Çeşitli nedenlerle için­deki güzellikleri ortaya çıkaramamış insan vardır. Gönül sohbeti yapmak, insanın içinde zaten var olan güzellikleri ortaya çıkaran bir ortam hazırlamaktır.

If it, like a diver, helps us dive into our inner world and bring out pearls from inner world, it is “heart-felt talk.” A talk that puts us in contact with One who is the closer to us then us is called heart-felt talk.

Bir dalgıç gibi kendi içimize bizi daldırıyorsa, kendi iç dün­yamızdan bize inciler çıkartıyorsa, ona gönül sohbeti denir. Bize bizden yakın olanla bizi temasa getiren sohbete gönül sohbeti denir.

Heart-felt talk is the art of being able to set a ground and a spritual climate comprising word, writing, voice, behaviour, look, decency, modesty. In that ground, inner beauties of listeners, covered and repressed beauties emerge like the blossom of a rose bud. Like hidden beauties of a tree in winter appears in the form of spring flower when it finds appropriate climate and condition in spring…That is the heart-felt talk. It is prayer, love, poem and worshipping. It is core of existence.

Gönül sohbeti, sözle, yazıyla, sesle, tavırla, bakışla, edep, hayâ, tevâzu ve incelikle bir ortam, bir mânevî iklim ortaya çıka­rabilmek san’atıdır. Ve o ortamda, o iklimde dinleyenlerin için­deki güzellikler, gizli kalan, örtülü kalan güzellikler, bir gül to­murcuğunun açılışı gibi ortaya çıkarlar, tezahür ve tecelli eder­ler. Tıpkı, kışın bir ağaçta gizli kalan güzelliklerin, baharda mü­sait iklim ve ortam bulunca, bahar çiçekleri şeklinde ortaya çıkı­şı gibi... İşte gönül sohbeti budur. Duadır, aşktır, şiirdir, ibâdettir. Hayatın, varoluşun özüdür.

Each reality comprises thousands of details. There is the outcome of a whole life behind each true heart-felt talk. Talk is the art of being able to derive a new order after each turmoil, a new harmony, a beauty that is generation-long. You can consider talk as a victory gained from the life-long war talker pays against himself, a garden of rose lasting throughout life and coming out by reading, praying, observing, hearing, thinking, feeling, judging and comparing.

Her realite binlerce küçük ayrıntıdan oluşur. Her gerçek soh­betin, her gönül sohbetinin ardında bütün bir ömrün muhassa­lası vardır. Sohbet, kargaşadan yeni bir düzen, yeni bir âhenk, nesiller boyu sürecek yeni güzellikler, incelikler çıkarabilme san’atıdır. Sohbete, sohbet edenin bir ömür boyu kendi kendine karşı verdiği savaştan elde ettiği bir zafer, bir ömür boyu her gün, her saat, her dakika devam eden, okuma ile, ibadet ile, gözlem ile, duyma, düşünme, hissetme, muhakeme ve muka­yese ile meydana çıkan bir gül bahçesi gözüyle bakabilirsiniz.

 What makes a human as human is again human. A heart-felt talk has two components; talker and listener. If listener listenes to one in vain and with no heart but ear, then, there is nothing talker can do. The wisdom in the tongue of talker comes from listener’s look. In the same way, if talker talks with no heart and presence but with lips and eyes on his paper notes, then, again there is nothing a listener can do. You can not talk by reading. Even it can not be a heart-felt talk at all. But if you say, yes, it can, then, I don’t know. I can just bow my head and be quiet.

İnsanı insan yapan yine insandır. Bir gönül sohbetinin iki unsuru vardır. Söyleyen ve dinleyen. Dinleyen, lâf olsun diye dinliyorsa, gönlüyle değil de, kulağıyla dinliyorsa, söyleyen ne yapsın. Söyleyenin diline hikmet dinleyenin bakışından gelir. Aynı şekilde, söyleyen gönlüyle, öz varlığıyla değil de dudak­larıyla söylüyorsa, elinde defter ve kağıtla, gözleri satırlarda kı­raat ediyorsa, dinleyen ne yapsın. Okuyarak sohbet olmaz. Gö­nül sohbeti hiç olmaz. Ama var, oluyor diyeceksiniz. Bilmem. Sadece başımı önüme eğer, sükût ederim.

The matter is to be able to delve inside of us and catch eternal realities and beauties. As human being is not able to turn towards himself and  on the contrary gets far away from himself, he walks peaceless and suffering. He is trying to entertain himself by wasting his time and conditions. What heedlessness…But even a particule in that world can teach us as long as we get lessons from its warning.

Önemli olan, içimize inebilmek, ebedî gerçekleri ve güzel­likleri kendi içimizde yakalayabilmektir. İnsanoğlu kendine döne­mediği, bilâkis her gün kendinden uzaklaştığı için, huzursuz ve mustarip dolaşıyor, kendini oradan oraya atıyor. Zamanını ve imkânlarını boş yere harcayarak gönlünü eğlendirmeye çalışı­yor. Ne gaflet... Oysa bu âlemde her zerre bizi irşâd edebilir. Yeter ki o şeyin ikazından ders alabilelim.

Thanks to Allah, clean and rose-faced Allah-lovers are among us. They remind us Allah if looked at their faces.

Şükürler olsun, nere­ye gidilirse gidilsin, tertemiz, pırıl pırıl, yüzüne bakıldığında insa­na Allah’ı hatırlatan, gülyüzlü Allah dostları içimizde, aramızda yaşıyor.

If looked at them physically, they seem as quiet, humble, decent and polite man. When we come closer to them, you see that they bear a ground including groundlessness. Yunus says that “Shallowness of soul does not go away, there are all those created things, though.” Nothing in that material world feeds the great empty and eternal longing within human being. Today’s people have got a crazy desire to own something. Needs are forgotten. Always buying….Always owning..The reason of it is the spritual emptinessSo, heart-felt talk is a training way to help people rid of that situation, fill them with beauty, remind them the objective of their existence. Although, the blind can not see the stars, there exist stars.

Onlara zahiren bakıldığında, sessiz, mütevâzı, edepli, ince insanlardır. Yakınlaşınca, onların lâ mekânı içine almış bir mekân olduklarını görürüz. Yunus, “Bunca varlık var iken git­mez gönül darlığı” der. Madde âlemindeki hiçbir şey insanın içindeki büyük boşluğu, sonsuz iştiyakı doyurmuyor. Bugün in­sanlarda çılgınca bir sahip olmak isteği var. İhtiyaçlar unutul­muş. Hep almak... Hep sahip olmak... Sebebi, mânevî âlemdeki boşluk... İşte gönül sohbetleri insanı bu durumdan uzaklaştıran, onun içini güzellikler ve yüceliklerle dolduran, varoluşunun ama­cını ona hatırlatan bir eğitim yoludur. Körler, onları görmese de, yıldızlar vardır.

Body is a place in which soul lives for some period. What nice people who spend that time wisely, find and recognise themselves.

Beden ruhun yalnızca bir süre için yaşadığı yerdir. O neden­le bu süreyi en güzel değerlendirenlere, bu süre içinde kendini keşfetme arayışına giren, kendini bilen, tanıyan ve kabul eden­lere ne mutlu.

Unless people recognize themselves, they can recognize nothing and nobody. To recognize himself is possible if one knows about himself and acknowledges. To know your ownself is the deepest of all knowledge. The best favour that can be done to a human in that age is to direct him to ponder over own-being. That is the beginning of big salvation. As long as human gets rid of own self, ego, beauties start to appear. Great Human Being recognizing himself can comprehend the real nature of material not physicists.

İnsan kendini kabullenmedikçe hiçbir şeyi, hiç kimseyi kabullenemez. Kişinin kendini kabullenmesi ancak ken­dini bilmesiyle, tanımasıyla mümkün olur. Kendini bilmek de tüm bilgilerin en derinidir. Bu devirde bir insana yapılacak en büyük iyilik, onu kendi üzerinde düşünmeye sevketmektir. Bu büyük kurtuluşun başlangıcıdır; insan, kendi nefsinden, egosundan kurtulduğu zaman, güzellikler tecelli etmeye başlar. Maddenin hakiki mahiyetini, fizikçiler değil de “kendini tanımış” olan Haz­reti İnsan idrak eder.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !