Ways Leading to Peace And Decency

 

Ways Leading to Peace And Decency (English)

Huzura ve Edebe Giden Yollar (Turkish)

All troubles, depressions and confusions of human beings are because of disorder and inharmoniousness. That human become stuck in shallow personality and can not shift their attention to eternal universe and Allah, the eternal beauty, lets them stifle in these negative emotions, grudges and hatred.

İnsanoğlunun bütün ıstırabı, sıkıntısı, bunalımı, hayatındaki bütün karışıklıklar, nizamsızlıktan ve âhenksizlikten gelir. Bütün bu olumsuz duyguların, kinlerin, nefretlerin içinde boğulmaları, insanın kendi dar benliği içinde sıkışıp kalması, bakışlarını, dik­katini, sonsuz kâinata, Allah’a, güzelliğe çevirememesinden ileri geliyor.

 Yahya Kemal says “Come and save yourself from the shallow dimensions of existence/ Walk up to last point where free blue ends”.

Yahya Kemal “Gel kurtar kendini varlığın dar hende­sesinden / Yürü hür maviliğin bittiği son hadde kadar” der.

Unfortunately, today’s humans forget their ties with  Allah and universe in the rush of daily life. If human lives far from Allah, art, beauty, heart-felt talks, what can be more normal than becoming bored and depressed?

Ne yazık ki, günümüz insanları, günlük hayatın koşuşturmaları içinde Allah ve Kâinatla olan bağlarını unutuyorlar. İnsan Al­lah’tan uzak, san’attan uzak, güzellikten uzak, sohbetten uzak yaşarsa, onun bunalmasından, sıkılmasından daha doğal ne olabilir?

Unfortunately, humans seem to have forgot the beauty of heart-felt talks, its power to revive and energize.When they come together, they betray themselves in most severe way with just problems, difficulties, gossips etc and they call it “talk”. No, it’s nothing to do with “talk”. In true talk, humans learn how to transcend themselves, how to unify with universe in such a way that human can reach happiness.

Ne yazık ki, günümüzde insanlar, sohbetin güzelliğini, dirilti­ciliğini, hayat vericiliğini unutmuş gibiler. Bir araya gelince, sa­dece sıkıntılar, günlük sorunlar, şikâyetler, dedikodularla kendi kendilerine en büyük ihaneti yapıyorlar. Bunun da adına sohbet diyorlar. Hayır efendim. Bunun sohbetle ne ilgisi var. Gerçek sohbette insan, kendini aşmayı, kâinatla birleşmeyi, ancak bu suretle mutluluğa ulaşabileceğini öğrenir.

Art leads human to peace and tranquility by settling his soul in order and harmony. Like “talk”…Humans can find peace, tranquility, harmony and beauty in life as much harmony as they can establish in their inner world.

San’at da, insan ruhu­na vermiş olduğu nizam ve âhenkle onu huzura ve sükûna kavuşturur. Tıpkı sohbet gibi... İnsanlar iç dünyalarında kurabil­dikleri âhenk kadar, hayatta huzur, sükûn, âhenk ve güzellik bu­labilirler.

If humans avoid themselves from disgusting things they see in someone, their decency would reach at perfect level and there would not be any need of someone to correct people. But those who are able to do it are few. Doctor Lokman was the kindest and the most beautiful human of his time. On one day, he was asked to learn how he got such good-manners. Soon after smiling, he answered by saying “from ill-mannered people”. He then said he looked at those and did the opposite of what they undertook.

Eğer insanlar, başkalarında görüp tiksindikleri şeylerden sakınsalar, edepleri kemâlini bulur, terbiye ediciye lüzum kal­mazdı. Ama bunu yapabilenler ne kadar az. Lokman Hekim kendi döneminin en zarif, en ince, en güzel insanı imiş. Bir gün sormuşlar, efendim, siz bu kadar edebi nereden öğrendiniz, di­ye. Lokman Hekim, tebessüm etmiş, edepsizlerden demiş. On­lara baktım. Ne yaptılarsa aksini yaptım.

Human should know he/she bears a mighty and eternal wealth in own world. The role of saints (veli) and their talks is to remind humans the reason for their existence as they forget what for they are created and how to live because of indulging too much in worldly business and problems of daily life, to wake them from careless sleep and show them eternal light in their own world.

İnsan kendi içinde ulvî ve ebedî bir cevher taşıdığını bil­melidir. Velilerin, onların sohbetlerinin rolü, dünya işine, mad­deye, günlük hayatın binbir sorununa dalarak, ne için yaratıl­dığını, nasıl yaşaması gerektiğini unutan günümüz insanına, varoluş nedenini hatırlatmak, onları gaflet uykusundan uyandır­mak, kendi içlerine döndürerek ebedî ışığı göstermek oluyor.

As human rushes too much in daily life and forgets their original tasks in rush, a diseased type of human appears. A bundle of human forgetting how to love, how to show respect, how to feel fear and how to ponder over everything. Like people who is fed and covered to sleep. Like people who nurses ideas of commodity, money, dolar,sterling, mercedes, home, fields, bonds and of chatting in free time, of backbiting others condescendingly…

İnsanların, günlük hayatın koşuşturmaları, bu koşuşturma sı­rasında asıl görevlerini unutmaları sonucunda ortaya hasta bir tip çıkıyor. Sevgiyi, saygıyı, hayret etmeyi, ürpermeyi unutmuş bir yığın insan. Hani ver yesin, ört uyusun dedikleri... Aklı fikri malda, parada, markta, dolarda, sterlinde, mercedesde olan, evden, arsadan, tahvilden başka bir şey düşünmeyen, boş vakit bulunca da kıyasıya dedikodu yapan, onu bunu kötüleyen, çe­kiştiren, alaya alan tip...

The main reasons for becoming dishonest and going astray are  that humans forget themselves, do not think of themselves and do not research the secret and the reason of their existence. “Talk” becomes meaningful if it leads human to think about their existence, reason of their creation, how and in what way they should live. Within “talk”, eternal realities humans are inclined to easily forget when indulging in daily business are reminded. “Talk” becomes meaningfull if it is done for turning human towards himself or herself and for helping them find their true personality. Otherwise it is a chat and a waste of time. The way to get “true” is that human knows himself/herself. What Yunus, the famous mystic poem of Anatolian culture, says “Find  in you, what I found in me”.

İnsanların adileşmelerinin, kötüye gitmelerinin başlıca sebe­bi, kendi kendilerini unutmaları, kendileri üzerinde düşünme­meleri, varlıklarının sırrını ve sebebini araştırmamalarıdır. Soh­betin, insanı, kendi varlığı, varoluş nedeni, nasıl ve ne şekilde yaşaması gerektiği üzerinde düşünmeye sevkederse, bir anlamı vardır. Sohbette, insanoğlunun günlük işlere dalınca kolayca unutuverdiği ebedî hakikatler hatırlatılır. Sohbet, insanın kendi­ne dönmesi, kendi gerçek şahsiyetini bulması için olursa bir anlamı, büyüklüğü ve yüceliği vardır. Gerisi çene çalmak, geve­zelik yapmak ve vakit öldürmektir. Hakikate ulaşmanın yolu, insanın kendisini bilmesidir. Yunus, “Bir siz dahi sizde görün, benim bende gördüğümü” der.

 

Shams and Mawlana considered indivudial feeling and ideas more important than transferral knowledge. They said the important thing was not just to know but also to implement what was known.

Şems ve Mevlânâ naklî bilgilere karşı, şahsî duygu ve düşünceye daha çok önem veriyorlardı. Önemli olan sadece bilmek değil, o bilinenleri uygulamaktır diyorlardı.

They thought unimplemented knowledge as a burden. Today’s phlosopy, existantialism, regards indivudial experience  more important than systematic and intangible idea. The word “I” is considered as source of reality in today’s phlosopy.

 Uygulanma­yan, günlük yaşantıya geçirilmeyen bilgileri bir yük, hamallık gibi görüyorlardı. Bu günün felsefesi olan egzistansiyalizm de, sis­tematik ve soyut düşünceye karşı, kişisel deneyimleri, yaşantıyı ön plâna alıyor, insana önem veriyor, bugünün felsefesinde “ben” hakikatin kaynağı gibi görülüyor.

Human reaches existence and real through himsel/herself and he is summary of the universe. Body is a synthesis of existence.Human  is a blend to bind pysical and spritual existence. He is the fruit of universe, precise of all existence and heart of it. There is no way to seperate human from universe and universe from human.

İnsan varlığa ve gerçeğe kendinden gider. İnsan evrenin özetidir. Vücut, varlığın bir sentezidir. İnsan, hem maddî, hem mânevî varlığı birleştiren bir terkiptir. İnsan, kâinatın meyvesi, bütün varlığın özü ve kalbidir. İnsanı kâinattan, kâinatı insandan ayırmaya imkân yoktur.

Talk helps human save himself from being stuck in own shallow personality. It makes people friend with all creature, universe, humans and Allah. By reading, listening, talking, worshipping, and conducting favours, people evolve, purify and get matured.

Sohbet, insanı kendi dar benliği içinde hapsolmaktan kurta­rır. Onu bütün varlıkla, kâinatla, insanlarla ve Allah ile dost eder. İnsanoğlu, okuyarak, dinleyerek, sohbet ederek, ibâdet ederek, hayır yaparak yücelir, arınır, temizlenir, olgunlaşır.

Matured man is the one who is able to see divine secrecy and beauty wherever he looks at. Human sometimes meets with himself through talks. He acknowledges himself. Pay attention please, that is fairly important issue. As human focuses on himself, he feels relaxation and happiness suddenly because of useful “talk”. He finds and reaches himself. That is core important side of “talk”. True talk takes us to us.

Olgun insan, baktığı her yerde, gördüğü her şeyde ilâhi hik­meti ve güzelliği gören insandır. Sohbetlerde bazen insan kendi kendisiyle buluşur. Kendi kendini tanır. Dikkat buyurun lütfen, bu çok önemli bir husustur. İnsan, kendi üstüne kilitlenmişken, bir an gelir, açılıverir, genişler, bir ferahlık hisseder. İçini bir se­vinç, bir mutluluk kaplar, hafifler, kendini bulur, Özüne kavuşur. Sohbetin asıl önemli yanı buradadır. Gerçek sohbet bizi bize götürendir.

There is no bad and ugly person. There are people who can’t unearth their inner beauty  as they can’t find ample ground to display. Like outburst of nice spring flower from dry branches when spring comes…Talk is for preparing such ground and being a pretext of emerging of beauties.

Hayatta kötü ve çirkin insan yoktur. Müsait ortamı bulamadığı için içindeki güzellikleri ortaya çıkaramayan insan vardır. Tıpkı bahar gelince, kupkuru dallardan, o güzelim bahar çiçeklerinin fışkırışı gibi... Sohbet, işte o ortamı hazırlamak, gü­zelliklerin tezahürüne vesile olmak içindir.

True talk is a prayer. One must extremely be careful, sensitive, decent and vigilant. There is no use of light around you, unless you close your eyes. One should be patient on the way of decency and being mature. Even best sniper couldn’t hit the heart of target. All nature, objects,plants, animals and all creatures speak according to their language, however, there should be an ear to hear those talks. Yunus says that “ God is everywhere, there should be eye to see.People are great relatively up to their goals. Change your ideas, you’ll see that all your life will change.

Gerçek sohbetler, bir ibâdettir. Son derece dikkatli, hassas, saygılı, edepli, uyanık ol­mak gerekir. Sen gözünü kaparsan, etrafın ışık olmuş ne fayda. Tekâmül ve edep yolunda sabırlı olmak gerekir. En iyi nişancı bile ilk atışta onikiden vuramamıştır. Bütün tabiat, nesneler, bit­kiler, hayvanlar, bütün mevcudat konuşuyor ama, onu duyacak kulak gerek. Yunus, “Cümle yerde Hak nazır, göz gerektir göresi” der. İnsanlar gayeleri nispetinde büyüktürler. Düşün­celerinizi değiştirin, göreceksiniz bütün hayatınız değişecektir.

 

How can one find if he do not look for? Real matured man is the one who speaks to king and sphepherd in the same way. The important thing is to be able to treat all human and all creatures with due respect. One mystic poet cites that if one has got eye to see, ear to hear, heart to feel, all particulars in universe become Gabriel who teaches orders of God to human.

Aramayan nasıl bulur? Gerçek olgun insan, kralla da çobanla da aynı şekilde konuşan insandır. Önemli olan bütün insanlara, bütün varlığa saygı ile muamele edebilmektir. Bir tasavvuf şairi, insanda görecek göz, işitecek kulak, hissedecek kalp varsa, kâinattaki bütün zerreler, insana, Allah’ın emirlerini bildiren birer Cebrail olur, diyor.

Faith is decency, respect, patience, thanksgiving, and contentment. It is such a throne bywhich you can go wherever you want to go as long as you put on it. If we pay due attention, we see that ignorence always comes out of arrogance. Humility is a first step to decency. Flaunting people who feel they know always everything can never move one step further. Their behaviour comes out of their foolishness. One who says he do not know can learn, what can be taught to one  who says he knows? We shouldn’t   forget that people who show respect receive great respect, people who show love receive great love, cupper turns into gold because of love.

İmân edeptir, saygıdır, inceliktir, sabır, şükür, kanâattir. Edep öyle bir taçtır ki, onu başına tak da, nereye gidersen git. Dikkat edersek, gaflet daima küstahlıktan zuhura gelir. Tevâzu edebe giden ilk basamaktır. Hep, ben bilirim havasında, burnu havada olanlar, aslâ bir adım ilerleyemezler. Bu davranışları, sadece ahmaklıklarından gelir. Bilmem diyen öğrenir, bilirim di­yene ne verilir? Unutmayalım ki, saygı gösteren, saygı görür, sevgi gösteren sevgi görür, sevgiden bakır altınlaşır.

Let’s not forget that the cruellest enemy of you is self in you. Things that appear by coming out are things left within that appearence. We should try to reach to Allah by being based on perfect order of universe. Allah, the Almighty, is sufficient for us. What a beautiful support Allah is.

Unutma­yalım ki, en azgın düşmanın, senin içindeki nefsindir. Her mey­dana çıkıp zuhur eden, o zuhur eden şeyin içinde kalandır. Kâi­natın kusursuz düzeninden hareket ederek, Allah’a ulaşmaya çalışmalıyız. Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.

Prophets are the doctors of soul and they invite people to the purity, nobility, beauty and firmness in their creation. They invite them to clean and nature  essence  in their creation. Life struggle sometimes makes people forget themselves. It makes people fall away from himself and alienate against himself.People who are devastated and confused by being far from Allah in that struggle are starting to forget beautiful, verily beatiful things around them.

Peygamberler, ruh tabipleridir ve insanları yaratılışlarındaki temizliğe, asalete, güzelliğe ve sağlamlığa davet eden kimse­lerdir. Yaratılışlarındaki öz, tabii ve temiz cevhere çağırırlar. Ha­yat kavgası, insana çoğu zaman kendini unutturuyor. Kendin­den uzaklaştırıyor ve giderek kendine yabancılaştırıyor. Hayat mücadelesinde Allah’tan uzaklaşarak şaşkın ve perişan düşen­ler de çevrelerindeki güzel, çok güzel, inanılmayacak kadar gü­zel olan şeyleri unutmaya başlıyorlar.

The situation of those who become friend to others apart from Allah is like the situation of spider which webs. Do not assume that any of job can be done well, beautiful and as required without mentioning Allah’s name…

Allah’tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva ya­pan örümceğin durumu gibi oluyor. Allah adını anmadan hiçbir işin iyi, güzel ve hayırlı yapılacağını sanma...

True love is the love for Allah. Whoever has got true love, haughtiness belongs to him. Our nature is the same with what we esteem for. The best practicers of life art are true and sincere lovers of Allah.

Gerçek aşk Allah aşkıdır ve aşk kimde ise yücelik ondadır. Neye itibar ediyorsak, mahiyetimiz aynıdır. Yaşama san’atını en güzel uygulayanlar, gerçek ve samimi Allah âşıklarıdır.

Art of life means that human knows goals of his presence. It means that human reaches a pure, clean life style by making his two days not equal to each other as moving towards better everyday and by being aware of the reason for own creation, of where he comes and goes to.

Yaşama san’atı, insanın varoluş amaçlarını bilmesi, niçin ya­ratıldığının, nereden gelip nereye gittiğinin farkında olarak, tekâ­mül kanunlarına uyup, her gün daha iyiye, daha güzele giderek, iki gününü birbirine eşit kılmadan, temiz, asil, pırıl pırıl bir ya­şama üslûbuna kavuşması demektir;

 

It means that people embraces all universe from a drop of sand to the milky way by considering love, respect and tolerance at every moment of life.

sevgi, saygı ve hoşgörüyü yaşamının her ânında göz önünde bulundurarak, yerdeki bir kum tanesinden gökyüzündeki Samanyolu’na kadar bütün kâi­natı kucaklamasıdır.

Art of life is to love all presence with human, animal, stone, soil, sea, sky and to respect them without any exception. Like  Yunus, it is to be able to tolerate all created things because of Creator.

Yaşama san’atı, bütün varlığı insanıyla, hayvanıyla, taşıyla, toprağıyla, deniziyle, gökyüzüyle sevmek, tek istisna olmadan onlara saygı duymaktır. Yunus gibi, Yaradan’dan ötürü yaratı­lanı hoşgörebilmektir.

If you look at seasoned people in the life art, you’ll see that every cell of them is filled with love. If th hands they extend are refused roughly without understanding by other side, they are still filled with love of human by saying that “My Allah, please,  you forgive that people, make him dear at two world and fill their inside with true love”

Yaşama san’atında usta olan insanlara bakın, vücutlarının bütün zerreleri sevgiyle dolmuştur. Sımsıcak, yalansız, riyasız, menfaatsiz, ana sütü gibi duru ve temiz duygularla uzattıkları sevgi dolu elleri, karşı tarafça anlaşılmadan hoyratça itilse, red­dedilse bile, onlar yine “Allah’ım, sen bu insanı affet, onu iki cihanda aziz et, içini sevgiyle doldur” diyecek kadar insan sev­gisiyle doludurlar.

Art of life is to live the moment, to feel the incredible beauty of presence by extricating own mind from anxieties and groundless fears and to make them feel. It is to be able to say “ Oh you, the time! Do not pass and stop…You are so beatiful…” Let’s live the life so carefully, filled with love and respect that at the end we shold be able to say “I’ll be buried in land with your love, I’ll be get out from it with your love.”

Yaşama san’atı, ânını yaşamak, kafasını ve­himlerden, kuruntulardan, vesveselerden kurtararak, varoluşun çılgın güzelliğini duymak ve duyurmak demektir. Yaşamın her ânını birer inci dakikası haline getirebilmek, yaşama sevincini yüreğinin ta derinlerinde hissederek, “Ey zaman, geçme, dur ... Öyle güzelsin ki ...” diyebilmektir. Hayatı öyle dikkatli, uyanık, sevgi dolu olarak, saygı dolu olarak yaşayalım ki so­nunda “sevginle gireceğim toprağa, sevginle çıkacağım top­raktan” diyebilelim.

Famous poem, Fazıl Husnu Daglarca, says in one of his poem that “And I live a moment which is worth a whole life”.

Fazıl Hüsnü Dağlarca bir şiirinde, “Ve bir an yaşıyorum, bütün bir ömre bedel” diyor.

 

 

 

So the art of life is to be able to live whole life at the same intensity, beauty and lyric way. Great Yunus renders love the focus point of his life and says that “ If I don’t say that I love, the burden of love stifles me”. He says that if I am a true lover, I do not die seperately”.

İşte, yaşama san’atı, bütün bir ömrü, o yoğunlukta, o güzel­likte, o şiiriyette yaşayabilmek demektir. Büyük Yunus, sevgiyi hayatının odak noktası yapar ve “Sevdiğimi demez isem, sev­gi derdi boğar beni” der. “Eğer âşık isem, ölmezem ayruk” der.

Art of life is to be able to sense the endless dialectic of life, to discover it and consequently not to look for a fault in everything and a rose without thorn. All life is based on contrasts like night-day, life-death, health-illness, sweet-bitter,beautiful-ugly, black-white, sorrow-happiness…If thought deeply, it seems that all those are integrating components. What good if two ends of battery you buy for your radio are positive or negative? If positive and negative ends come together, then, your radio can operate.

Yaşama san’atı hayatın ebedî diyalektiğini sezebilme, keşfe­debilme ve bunun sonucu olarak da çöpsüz üzüm, dikensiz gül aramama demektir. Bütün hayat zıtlıklar üstüne kurulmuştur. Gece gündüz, hayat ölüm, sağlık hastalık, acı tatlı, güzel çirkin, siyah beyaz, neş’e ıstırap ... Bunların, işin derinine, kökenine inilirse, birbirlerini tamamlayan unsurlar olduğu görülür. Tran­sistörlü radyonuz için aldığınız pilin iki ucu da artı veya eksi olursa ne işe yarar. Artı ve eksi uçlar bir araya geldikleri zaman radyonuz çalışabilmektedir.

Situations that seem as if paradoxical by superficial looks complete each others. Let’s not be like people who looks for dirtiness and ugliness around themselves. What pity those who look at things in a narrow-minded views (!) The important thing is to see all entirety, beauty, magnificence and heart-throbbing poetry within it.

Sathi bakışlarla çelişki gibi görünen durumlar aslında birbirini tamamlamaktadır. Ne olur etrafımızda pislik, çirkinlik arayanlardan olmayalım. At gözlükleriyle bakan kimseler ne kadar zavallıdırlar. Önemli olan bütünü, bütündeki güzelliği, ihtişamı, çıldırtıcı şiiriyeti görebilmektir.

If you consider your environment as bad and nasty, do not have any suspicion, that is the reflection of your inner world. Do clean the glass of your heart. Then you’ll see all things with their inherent identity. Do not reveal your inner world to anyone. Do know the value of your tear and shed it inside of you. A drop of rain turns out to be a pearl by patience, tolerance and satisfaction. Allah says “ I am with broken hearts”.

Eğer etrafı, çok kötü, çok fena, çok çirkin görüyorsanız, hiç şüpheniz olmasın, bu sizin iç dünyanızın yansımasıdır. Gönül gözlüğünüzün camını temizleyin. O zaman her şeyi aslî hüvi­yetiyle görürsünüz. İçinizi kimseye açmayınız. Gözyaşınızın kıy­metini bilin, onu içinize akıtın. Sabır, tahammül ve kanaatle yağ­mur tanesi inciye dönüşür. Allah, ben gönlü kırıklarla beraberim, diyor.

 

Let’s know that mother of idols is the idol of self in us. The biggest waste is the waste of life. World is renewed at each breath. Allah likes good-tempered and beautiful ones. Allah is where love is. Say so nice that its echo becomes nice. Modesty is the crown of beauty.

Bilelim ki, putların anası, nefsimizin putudur. En büyük israf, ömrün israfıdır. Her nefeste dünya yenileniyor. Allah, yumuşak huylu, güzel yüzlü kimseyi sever. Allah, sevginin olduğu yerde vardır. Güzel söyle ki, aksi sedâsı da güzel olsun. Tevâzu gü­zelliğin tâcıdır.

Ways that lead to decency go through the door of modesty, sensitiveness and kindness.Get away from gossipping people whoever they are. They are those without spiritual enjoyment, minds and foresightness. Do not mess your clean world with their poisons. To be peaceful requires being with Allah, being “before Allah”.Angels get away from places where gossip is available.Gossipping ones are closer ones to Devil. Hearts get peace only with rememberance of Allah, the sufferings of hearts end by this rememberance.

Edebe giden yollar tevâzu, incelik, efendilik kapı­sından geçerler. Dedikoducu insanlardan kaç, kim olursa olsun­lar. Onlar, mânevî zevkleri, akılları, basiretleri olmayan kimse­lerdir. Temiz dünyanı onların zehriyle kirletme. Huzurlu olmak için, Allah’la beraber olmak, “huzurda” olmak lâzımdır. Dedikodu olan yerden, melekler uzaklaşırlar. Dedikoducular şeytana en yakın insanlardır. Ancak, Allah’ın anılması ile kalpler mutlu olur, gönüllerin ıstırabı sükûn bulur.

The most peaceful people are those who come closest to Allah. Everything, apart from spritual beauty, is inherently pain. Do not cut your hope from the mercy of Allah. Hopelessness is the biggest sin.

En huzurlu insan, Allah’a en çok yaklaşan insan demektir. Mânevî güzelliklerden başka her şey azaptan ibarettir. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Ümitsizlik en büyük günahtır.

Ask yourself at the time you are embarrassed most. Is not Allah sufficient for his servant?” Allah is the guardian of belivers. Allah takes them to light from darkness. Do know well that there is no fear for lovers of Allah. They will not get upset.

En bunaldığınız zaman sorun ken­dinize, “Allah kuluna yetmez mi?” Allah imân edenlerin velî­sidir. Onları karanlıktan aydınlığa çıkarır. İyi bilin ki, Allah dost­larına korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir.

 

 

 

 

 

 

 

Reading poem is good. Writing poem is also nice. But the more important thing is the transformation of whole life to a poem and pray by living in a decent way by being always before Allah with his love. People get values not with their thoughts but with their actual undertakings. Perfect people is the eye of the folk. One who do not pay service for folk can not pay service to Allah as well. Things such as complaining from everything and everyone, looking negatively at them, saying that there is not good people left and everyone is terrible from each other are  the best indicators of unruliness of self. Instead of swearing at the darkness, do light a candle.

Şiir okumak güzeldir. Şiir yazmak da güzeldir. Ama, asıl önemli olan, Allah aşkıyla daima huzurda olarak, edeple ve in­celikler içinde yaşayarak, bütün hayatı bir şiir, bir dua haline getirebilmektir. İnsanlar düşündükleri ile değil, fiilen yaptıkları, ortaya koydukları ile önem kazanırlar. Kâmil insan halkın gözü­dür. Halka hizmeti olmayanın, Hak’ka da hizmeti olmaz. Herkes­ten, her şeyden şikâyet etmek, herkese kötü gözle bakmak, hiç iyi adam kalmadı, herkes birbirinden berbat demek, nefsin az­gınlığının en güzel göstergesidir. Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak.

If every body cleans around of his home, all city remains clean. If we were perfect, we would not become so curious to uncover other’s shortcomings. If we fill our mind with positive, good, clean and what is praise-worthy, negative flies away immediately. When light appears, darkness goes away. Nobody looks at ugly one where beautiful one is there. What is important is to be better according to the previous day. Sometime we lose better thing with the concern of finding best one.

Herkes kendi evinin önünü temizlerse, bütün şehir temiz olur. Eğer bizler kusursuz olsaydık, başkalarının ku­surlarını meydana çıkarmaya bu kadar meraklı olmazdık. Kafa­mızı müsbetle, iyi, güzel, temiz ve asil olanla doldurursak, menfi kendiliğinden çıkar gider. Işık gelince karanlık gider. Güzelin olduğu yerde çirkine kimse bakmaz. Önemli olan en iyi olmak değil, bir gün evveline göre daha iyi olmaktır. Bazen en iyiyi bulmak kaygısıyla, daha iyiyi elden kaçırıyoruz.

Let’s not forget that affluence is an examination as well as poverty is. May be it is a bigger examination. One person says that “We were tested with difficulty and scarcity and we were able to endure, we were tested with affluence and prosperity, we could not managed it.” Resistance is to endure, to have patience and to be vigilant every moment. Genious lies at due attention.

Unutmayalım ki, yokluk kadar varlık da bir imtihandır. Belki daha büyük bir imti­handır. Bir zat, “zorluk ve kıtlıkla denendik, sabredebildik, bolluk ve refahla denendik, sabredemedik” diyor. Muka­vemet, dayanmak, sabretmek, her an uyanık olmak demektir. Deha dikkattedir.

 

 

 

Today there is not knowledge of personality as well as personality training. Managing the lust in line with its nature means to reach the secret of personality. People who are able to find the reason for their creation become strong and peaceful. The lust in human is a conquest horse. It needs a direction to conquer. One who can lead his lust can conquer each field.

Günümüzde kişiliğin bilgisi olmadığı gibi, kişilik eğitimi de yoktur. Şehveti aslına uygun yönetmek, kişiliğin sırrına ermek demektir. Ancak varoluşunun nedenini bulabilen insanlar güçlü ve huzurlu olurlar. İnsanda şehvet bir fetih atıdır. Ona fethe­decek bir istikamet vermek gerekir. Şehvetini yönetebilen insan her alanı fetheder.

If the sense of lust can be sublimated and a goal is shown to it, then, extraordinary works beyond human power can be managed. Immorality in sexual life is because of lack of goals and objectives. It is perversion beyond it. There is only one reason.

Şehvet duygusu süblime edilir, ona bir amaç, bir gaye gösterilirse, o zaman insan gücünün üstünde olağan­üstü işler başarılır. Cinsel alandaki ahlâksızlık, gayesizlikten ileri gelir. Bunun daha da ötesi sapıklıktır. Sebep tektir.

People are becoming immoral as they are not able to find and live the goal of existence and due to levity. And humanity is dying also and then perversions are emerging if they become more unruly ones. If the lust which is the excitement and activity resource of human finds a grand objective, it takes human to the beyond of limits and makes them purified and perfect. If it can not find a positive and clean way out, it directs itself to the sexual desires with a last signal of liveliness and a last effort to be alive at a spritually dead one. By doing so, it devastates human, makes him animal and even puts them at lower level than animal.

İnsan önce varoluş amacını bulup, onu yaşayamamaktan, ciddiyetsizlikten dolayı ahlâksız oluyor; insanlık da ölüyor, sonra daha da azgın­laşırsa sapıklıklar ortaya çıkıyor. İnsanın heyecan ve faaliyet kaynağı olan şehvet, bir yüce amaç bulursa, insanı ötelere götü­rür, onu arıtır, temizler, tekâmül ettirir. Müsbet, temiz, nezih, yü­ce bir çıkış bulamazsa, o ruhen ölü insanda son bir canlılık emaresi, son bir varoluş çırpınışı ile sekse yönelerek insanı ha­rap eder, onu hayvanlaştırır; hatta hayvandan daha aşağı bir seviyeye indirir.

Because direction in laws of existence is towards the good, beauty, high and noble. Life never steps back. Otherwise it receives slap as feedback. Real freedom is to extricate ourselves from everything that prevents us from reaching to Allah and alienates us from Allah.

Çünkü varoluşun kanunlarında, gidiş, iyiye, gü­zele, yüce ve asil olana doğrudur. Hayat, asla geriye adım at­maz. Aksi halde tokat gelir. Asıl hürriyet, aslî varlığımız olan Allah’a ulaşmayı engelleyen ve bizi yabancılaştıran her şeyden kurtulmaktır.

 

 

As long as people upgrades in understanding and knowledge, they solve the secrets of their personality. He gets the wisdom of creation. Universe is full of beauty and love, but what can a blind see at the mirror? The real talent is to be able to clean that mirror…

İnsan ilim ve anlayışta yükseldikçe benliğinin sırla­rını çözer. Yaratılış hikmetlerine erer. Cihan binbir güzellikle ve aşkla doludur, ama kör aynada ne görebilir. İş o aynayı temizle­yebilmekte...

Loving people is the key of doors that open the way to the content of Allah. Life is a mirror. If we are good, life is good, if we are bad, life is also bad. What trains people best is the troubles people endure and what takes human to perfection is his sufferings. One whose eye looks at ground has got a heart that can carry him to the firmament. One can reach greatness by exceeding his smallness. Road is long, burden is heavy. Do get rid of these burdens. You can not endure this road with this burden.

İnsanları sevmek, Allah’ın rızasına açılan kapıların anahta­rıdır. Hayat bir aynadır. Biz iyi isek hayat da iyi, biz kötü isek ha­yat da kötüdür. İnsanı en iyi terbiye eden husus, katlandığı meşakkâtler, tekâmüle götüren de çektiği acılardır. Gözü yerde olanın gönlü âsumana çıkar. İnsan büyüklüğe, ancak kendi kü­çüklüğünü aşarak ulaşabilir. Yol uzun, yük ağırdır, yüklerden kurtulunuz. Bu yükle bu yola dayanamazsınız.

 

Yunus Emre says that “The water that pours from a single spring can not be at once both brackish and sweet.” We can not know what is sweet and what is not at the beginning. Time shows us what is good and what is not. Unless our desire comes true, we  rebel. How do we know that what we desire is good? The decency of heart is quietness. The important thing is to be able to discover ourselves and others at any time. Nothing is more exciting than knowing and understanding the human being. Human is synthesis. Uncovering this synthesis requires perfect wisdom, attention and effort.

Yunus Emre “Bir çeşmeden akan su, acı tatlı olmaya” der. Neyin acı, neyin tatlı olduğunu baştan bilemiyoruz. Ne ha­yırlıdır, ne değildir, ileride zaman gösteriyor. İstediğimiz olma­yınca hemen isyana kapılıyoruz. Peki o isteğimizin hayırlı ola­cağı ne malûm? Kalbin edebi sükûttur. Önemli olan kendimizi ve başkalarını her an yeniden keşfedebilmektir. Hayatta hiçbir şey, insanı öğrenmek ve onu anlamaya çalışmak kadar heye­can verici değildir. İnsan bir sentezdir. Bu sentezi çözümleye­bilmek müthiş zekâ, dikkat ve gayret sarfını gerektirir.

If you want Allah like you, you like everything.

Eğer Allah’ın sizi sevmesini istiyorsanız, siz her şeyi seviniz.

The hardest friendship to gain is to humans’ friendship with themselves. Personality is to shape it in a deep and nice way by recognising ourselves and our circumstances. As human being can not go down to inner world, he walks as peaceless and  suffered one.

Elde edilmesi en güç dostluk, insanın kendi kendisiyle dost olmasıdır. Şahsiyet, kendimizi ve şartlarımızı benimseyerek, ona derin ve güzel bir şekil vermektir. İnsanoğlu kendi içine inemediği için huzursuz ve mustarip dolaşıyor.

He tries to entertain himself by wasting his time…What heedlessness…Each particle in universe teaches us as long as we are open to learn lessons from what it says.For human, what shows world as hell is that they do not understand the meaning of their existence. None of woman can make up without a mirror to see her shortcomings and correct them. So, we need a mirror. Believer is the mirror of believer. Life is an endless journey. What nice human lives permanently in the sense of amazement. That is also the source of science, philosophy and art. It takes us to real and beauty.

Zamanlarını ve imkânlarını boş yere harcayarak gönlünü eğlendirmeye çalışı­yor... Ne gaflet... Bu âlemde her zerre bizi irşâd eder. Yeter ki o şeyin ikazından ders alabilelim. İnsanlara dünyayı cehennem gibi gösteren, varlıklarının manâsını bilmeyişleridir. Hiçbir kadın ayna olmadan makyajını yapamaz, kendi kusurlarını görüp dü­zeltemez. Bizlerin de aynaya ihtiyacımız vardır. Mümin müminin aynasıdır. Yaşam sonsuz, bitmez tükenmez bir yolculuktur. Dai­ma hayret duygusu içinde yaşamak ne güzeldir. Bilimin de, fel­sefenin de, san’atın da kaynağı budur. Bizi gerçeğe ve güzele götürür.

What nice situation to be with our Creator at every moment and to live Him in our inner world. We become happy, strong and healthy by feeling ourselves always “before Him”.

Her an Rabbimizle olabilmek, onu yaşayabilmek ne gü­zeldir. Kendimizi her an O’nun huzurunda hissetmekle, güçlü, sağlıklı, huzurlu ve mutlu oluruz.

All nice and good things are within daily life. Happiness is to be able to set a harmony between internal and external life. And each moment of our life is a unique miracle. A unique miracle that is not renewed…

Bütün güzellikler, iyilikler ve yücelikler günlük yaşamanın içindedir. Mutluluk, dış hayat ile iç hayat arasında bir âhenk kurabilmektir. Ve hayatımızın her da­kikası eşsiz bir mucizedir. Hiçbir zaman yenilenmeyen eşsiz bir mucize...

SABRİ TANDOĞAN

GÖNÜL SOHBETLERİ, Volume I

For your comments and communication: standogan@gonulsohbetleri.net

http://www.gonulsohbetleri.net/index.asp

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !